19. yüzyılda ortaya çıkan ve 20. yüzyılda kendini gösterip kabul görmüş olan bu kelime, Fransızca ‘‘çingene, berduş, sanatçı’’ anlamına gelmektedir. Sanat kavramı ile ilişkilendirildiğinden tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Bohemlikle ilgili yazılan ilk kitap Henry Murger’ın La Bohéme romanıdır. Bohem kavramını yaşam stili haline getirmiş insanlar için önemli olan iki şey vardır; öğrenmek ve sanat kaygısı. Bu sebeple genellikle bu insanlar entelektüel olurlar. Hayatlarındaki en önemli şey kültür ve sanat olduğundan diğer konularda vurdumduymaz ve tasasız bir tavır takınırlar. Bu vurdumduymazlık giyim tarzlarına da yansır.

   Bohemlik ve Giyim

1970 yılı, bohem yaşam tarzının giyim modasına entegre edilmeye başlandığı yıl olarak bilinmektedir. Bohem giyimin ana unsurları arasında keten, kadife ve şifon kumaşlar, çok katmanlı dokular, neondan uzak doğal renkler, rahat ve geleneksel dolgu topuklu ayakkabılar ve bol aksesuar vardır. Bohem giyim stili, çok fazla unsur içerdiğinden yaratıcılığın rahatlıkla kullanılabildiği bir stildir. Daha çok bol kesim ve uçuşabilen rahat kumaşlar tercih edilir ve bunlar çokça aksesuarla kombinlenir.

Burada önemli olan şey; siyah, gri, bej gibi uyum sağlayabilecek renkleri kırmızı gibi dikkat çekecek bir renkle kombinlememektir. Bu renklerle yapılmış kombin, üst üste giyilmiş bol kesimli parçalarla yapılsa bile bohem bir tarz yakalayabilecek bir görüntü değildir. Bohem görüntüyü oluşturabilmek için doğada görülebilen renkleri kullanmak gerekir. Bunlar kahverengi, yeşil, kızıl, sarı, beyaz vb. renklerdir.

Bohem giyimin öncülerinden olan isimlerin en önemlilerinden biri de Jane Birkin’dir. Çabasız şıklığın ve bohem giyimin kraliçesi olarak bilinen Jane Birkin, 70’li yılların ikonik isimlerinden biridir. İngiliz tarzını ve Parizyenliği harmanlamasına rağmen yalınlığını koruyabilmiştir ki bu en önemlisidir. Yalınlığını korurken ne dekoltesinden ödün vermiştir, ne rahatlığından. Çabasız kıyafetler tercih etmeye özen göstermiştir; ama dekoltesine de önemli olanın onu taşıyabilmek olduğunu vurgularcasına hiçbir sınırlandırma koymamıştır. Kemer onun vazgeçilmez aksesuarı olmuştur, her zaman en rahat kullanılabilen olduğundan olsa gerek… Ve topuklu ayakkabılarla arası hiçbir zaman iyi olmamıştır. Günümüzde tacını Kate Moss’a devretmiş olan bohem giyimin kraliçesi Jane Birkin’e sorulduğunda bunlardan daha önemli olanın içten bir gülücük olduğunu söylemektedir.

Jane photographed by Giancarlo Botti(1968)

 

Bahar ÖZGÜVEN

Yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Şunlar da hoşunuza gidebilir